Make your own free website on Tripod.com

BİÇİM


Somut ya da tikel yanları göz önüne alınmayan öğelerin aralarında bulunan ilişki ya da bağıntı.

Verilen bu tanımın çok soyut olması biim kavramının , mantık, matematik, ahlak, hukuk, estetik ve ruhbilim gibi çok farklı alanlarda sözkonusu olmasından ileri gelir. Mantıktaki, her A B'dir C A'dır öyleyse C B'dir tasımı, yalnızca biçime dayanarak ortaya konmuştur. Çünkü buradaki akıl yürütme, A,B ve C'ye verilen içerikten bağımsız olarak sağlam ve tutarlıdır. Nitekim matematikte de,

(a+b) (a-b)=a 2 -b 2

a ve b'ye ne değer verilirse verilsin doğru bir eşitliktir. ahlak felsefesinde de , biçimci bir ahlak (en iyi örneği Kant'ın ahlakıdır), kurallarını, eylemin her çeşit somut içeriğinden bağımsız olarak ortaya koyar ve söz gelimi şöyle der: "Öyle davran ki, davranışının ilkesinin evrensel bir yasa olmasını isteyebilesin" (kesin buyruk).


ESTETİK SORUN

Estetikte, biçim ile içerik (ele alınan konu) arasındaki karşıtlık, sanata uzun süre egemen olmuştur. Klasizm'e bağlı belli bir anlayış, biçimi şu ya da bu konu için önceden saptanmış geçerli kurallar topluluğu olarak tanımlar. Böylece türler birbirinden ayırd edilmiş ve her birinin kuralları konmuştur. Bu anlayışa göre biçim içerikten önce vardır. Belki de sanatçının, her şeyden önce bir biçim yaratıcısı olduğunu ve soyut bir düşünceye (içerik) bir biçim giydirmediğini, daha önceden düşünülmüş ve tasarlanmış bir modeli, belli biçimlerle dile getirmediğini, ama biçim üstünde çalışarak, yapıtının içeriğini ya da anlamını yavaş yavaş belirlediğini (içeriğin de biçimi belirlediğini) ileri sürmek daha doğru olur.

Önceki ] Bölüm Başı ] Sonraki ]