Make your own free website on Tripod.com

MYKENAİ SANATI


Ege dünyasının biçimler evreninde Myjenai sanatı. Girit'teki Minos sanatından ayrı düşünülemez ve bunun pek çok alanda bir çeşit uzantısı sayılır; yalnız mimarlık açısından özgün bir anlatıma ulaşmıştır; bunun da başlıca örnekleri Tiryns, Pylos, Argos, Dendra, vb. sitlerdir.


MİMARLIK

İ.Ö. XIII. yy'da bir tepe üstüne ve bir sur içine yapılan Mykenai Krallık Sarayı, Girit'teki Knossos Sarayı'ndan daha büyük boyutlu ve daha yalın bir yapıda olmasıyla ayrılır. Ana bölümünde, on ikiyr on boyutlarında dikdörtgen biçimli geniş bir megaron'dan oluşan sarayın önünde bir "hol", bunun önünde de bir avlu, avlunun ucundaysa taht salonu bulunurdu. Evin ana merkezi sayılan megaronda çatıyı taşıyan dört sütunla çevrili bir ocak yeralırdı. Genellikle bu ocak çevresinde oturulup, çeşitli sorunlar tartışılırdı. Bu krallık yapısının yanı başında en sıradan binalar, çeşitli konutlar, atölyeler, ambarlar yer alıyordu. Tüm bu yapılar bütünü, dev surlarla koruma altına alınmıştı ve bu surlar da kuzeyde ve batıda bulunan iki kapıyla dışarıya açılıyordu. Batıdaki iyi korunmuş olan kapı, Aslanlı Kapı'ydı (İ.Ö. 1300-1200), Kapının üst bölümünde yeralan yekpare ve kalın taştan bir kiriş üstünde bırakılmış üçgen biçimli boşluğa ikinci bir taş bloku yerleştirilmiştir; bunun üstünde de iki dişi aslan kabartması vardır; başsız olan bu aslanlar, bir sütunun her iki yanında karşı karşıya dururlar. Bu aslanlı blok Yunanistan'daki anıtsal heykelciliğin ilk örneklerinden biridir.

Myjenai'deki surların içinde bir dizi kral mezarı ile dokuz tholoi (yuvarlak anıtlar) yeralıyordu. Anıtların en ünlüsü "Atreus hazinesi" ya da "Agamemnon mezarı" olarak adlandırılan ünlü tholos'tur.

Burada altın masklar, kolyeler, altın ve gümüş kakmalı kılıçlar ortaya çıkarılmıştır.

Önceki ] Bölüm Başı ] Sonraki ]