Make your own free website on Tripod.com

POLONYA'DA SANAT


HEYKELCİLİK

MODERN ÇAĞ


966'da prens Mieszko I'in Hristiyanlığı benimsemesiyle, Polonya, uygarlık biçimleri giderek Doğu'daki Hristiyan İmparatorluğundan daha kesin bir biçimde ayrılan, Latin etkisindeki Batı dünyasına katılmış oldu.

ROMAN VE GOTİK ÜSLUPLAR

Krakow'da bulunan yüksek Wawel tepesinde, 1917'de, bir krallık şatosu mahsenlerinde, roman öncesi üslupta yapılmış yuvarlak bir yapının duvarına rastlandı: Bunlar Polonya'da ortaya çıkarılmış en eski mimarlık yapılarıydı.

Tatarlarla savaş yüzünden roman üslubu pek gelişememişti ama, dört kuleli Leczyca piskoposluk binası (1141 - 1161), Krakow yakınlarındaki Tyniec Benedicten manastırının yıkıntıları, Opatow piskoposluk binası roman üslubunun gene de küçümsenemeyecek bir anlatım gücüne ulaştığını kanıtlar. Polonya2nın en eski kentlerinden biri olan Gniezno'da, gotik üsluptaki Aziz Adalbert Katedrali'nin on sekiz alçak kabartmayla süslü tunçtan kapısı günümüze kadar korunmuştur. XII. yy'ın ikinci yarısından kalma roman yapıtları arasında, bu kapı, Strzelno bazilikasının oymalı sütunları, çok sayıda giriş kapısının ve alınlık tablasının süslemeleri, Fransız ve Lombart etkisinin kanıtlarıdır; bu etkiler, Citeaux rahiplerinin Trzebnica (1202-04), Wachock ve Sulejow'da (1232) yaptıkları kiliselerin gotik üslubun yanı sıra varlıklarını sürdürdüler. XIV. yy'da Büyük Kazimierz'in krallığı zamanında gotik üslubu gelişme gösterdi (Torun belediye binası).

Yapımına 1320'de başlanan Krakow'da Wawel'in ünlü Aziz Stanislaw Katedrali, "Wistül gotiği"nin tipik örneğidir: Bu yapıda tuğla kullanıldığı, koro yerinin uzatıldığı ve destek kemere yer verilmediği görülür.

HEYKELCİLİK

Daha çok Fransız etkisinde kaldığı (Wroclaw'da Maria Magdalena Kilisesinin ana kapısı) görülür. XIII. yy'daki mezar taşları geometrik süslerle bezenmiştir. katedral kapıları da tunçtandır.

XIV. yy'da heykelde İtalyan etkisi kendini gösterdi ve böylece mezarlar birer anıt halini aldı. Krakow'da bulunan Aziz Stanislaw Katedrali'nin içindeki Kral Kazimierz Jagiello'nun taş mezarı (1492) Polonyalıların Wit Stwosz diye adlandırdıkları Nürnbergli heykeltraş Veit Stoss (14445-1533) tarafından yapılmıştır. Bu sanatçının başyapıtıysa Krakow Bogurodzica'sındaki (Meryem) tahtadan dev boyutlu ve çok renkli mihrap arkalığıdır.

MODERN ÇAĞ

Zygmunt I'in Polonya'ya çağırdığı İtalyan sanatçılar ülkeye Rönesans sanatını getirdiler. Kralın buyruğu üstüne Wawel krallık sarayını (1509-1537) ve şapelini (1519-1533) tümüyle yeni üslupta yapıp süslediler. XVI. yy'ın ortalarına doğru, Rönesans üslubu, Krakow'daki burjuva konaklarını (Eski çarşı yakınında Kanoniczna ya da "Piskoposluk kurulu üyeleri" sokağı) yapan ya da yeni baştan düzenleyen mimarların başlıca esin kaynağı oldu.

Bu dönemde ağaç heykelciliğinde bir Flaman etkisi görüldü. Resimde de lirizmle yergili doğalcılığın iç içe olduğu Krakow minyatürleriyle sürdü. 1580'de Padovalı mimar Morando'nun çizdiği planlara göre yapılan Zamosc kenti bu üslubun damgasını taşır. Zygmunt III ve oğlu, Cizvitlerin zorla benimsettikleri barok üslubunun yaygınlaşmasını özendirdiler; Giovanni Trevano'nun Roma'daki Gesu Kilisesi'ne örnek olarak yaptığı Krakow'daki Aziz Piotr Kilisesi (1605-1619) bu mimarinin en başarılı örneği oldu. Hollandalı mimar Tiljman Van Gameren'in denge ve ustalığı sadeliğe dönüşte büyük rol oynadı. XVII. yy'da, resim alanında Flaman (Gdansk yoluyla) ve İtalyan etkisi ağırlığını, Poznan okulu adını duyurdu.

1795'te ülke topraklarının paylaşılmasından sonra, Stanislaw Augus üslubu 1830'a kadar varlığını sürdürmekle birlikte, giderek ampir üslubuna dönüştü (Gerard'ın öğrencisi Brodowski'nin resimlediği Varşova Büyük Tiyatrosu)

1831 ve 1863'teki ulusal ayaklanmalar Polonyalı sanatçıların ruhlarında derin bir iz bıraktı: Yüzyıl sonunda izlenimci görüşün bir Podkowinski'yi ya da bir Pankiewicz'i etkilediği dönemde, bu sanatçılar "Genç Polonya" hareketinin önderi ressam-ozan Wyspianski'nin çevresinde toplandılar.

Önceki ] Bölüm Başı ] Sonraki ]